04 Mayıs 2026 · 1 dk okuma
Frankfurt'ta Bir Sömestr: Erasmus+ Bana Ne Kattı?
Europa-Universität Viadrina'da geçirdiğim altı ayın ardından: Alman akademik kültürü, Avrupa kimliği üzerine sınıf tartışmaları ve bir uluslararası ilişkiler öğrencisinin yurt dışı notları.
N. Başak Tuncer
Viadrina'yı Seçmek
Europa-Universität Viadrina, Frankfurt (Oder) ile Słubice arasındaki sınırda kurulan, adeta Avrupa bütünleşmesinin canlı bir sembolü olan bir üniversite. Öğrencilerin yarısının Polonyalı olduğu, derslerin Almanca ve İngilizce paralel yürüdüğü bu ortamda 'Avrupa kimliği' kavramı soyut bir akademik tartışma olmaktan çıkıyor; her öğle arası kantinde somutlaşıyor.
“Avrupa kimliği, ortak bir tarihten değil, ortak bir gelecek projesini inşa etme iradesinden doğuyor.”
Alman Akademik Kültürü ve Hacettepe Farkı
Türkiye'deki eğitim anlayışıyla kıyasladığımda en çarpıcı fark, seminerlerde beklenen katılım biçimiydi. Hacettepe'de genellikle öğretim üyesinin aktardığı bilgiyi not almak esas iken, Viadrina'da her öğrencinin haftalık okuma üzerine savunabilir bir pozisyon geliştirmesi bekleniyordu. Bu bana kaynaklarla ilişki kurmayı, değil yalnızca onları tüketmeyi öğretti.
Türkiye'ye Dönerken
Altı ayın sonunda Ankara'ya döndüğümde bavulumda kıyafetlerden çok soru işaretleri vardı. Türkiye'nin AB ilişkileri, çok kutuplu dünya düzeninde Avrupa'nın konumu ve genç bir araştırmacı olarak kendi metodolojimi nasıl geliştireceğim. Bu soruları taşımak, cevaplardan daha kıymetli bir kazanım.